13 Ekim 2011 Perşembe

Türk gençliği, modern türk gençleri veya üniversiteli gençlik

Hep yadırgarım. genç deyince insanların aklına çılgın, abuk sabuk, uzun saçlı, küpeli, yardı deli, ve deliliği, salaklığı mazur görülen, hayat tecrübesi olmayan ve illa ki deneyerek öğrenmek isteyen tipler gelir. gerçeği de öyle. uzun küpeli, uzun saçlı, tuhaf kıyafetli, espri yapmak, sevimli görünmek, genç olduğunu vurgulamak için bir tarafını yırtan tipler. binbir türlü akılsızca davranış. bence gençlik bu değil. bu olmamalı.




benim katıldığım bir laf vardır. insanların çok az bir kısmı akıllı, çok büyük bir kısmı da normaldir. Normal dediğimiz insan, bu akıllı insanlar tarafından süzülen, kullanılan, çok büyük bir zaman dilimi geçtiği zaman bile belki ancak kullanıldığını anlayabilecek, düşünmeyen, sorgulamayan, sürüye uyan sürü psikolojisi içindeki insanlardır. kendi fikri ya yoktur, ya da varsa bile çoğunluğun fikrine uymadığı için bu fikri kafasından çıkarmak zorunda hisseder kendini. bu normal insanlar akıllı dediğimiz insanların fikirlerini anlayamazlar, anlayamadıkları için sürekli onlarla uyuşmazlık gösterirler. alay ederler vesaire. bu normal grubun içinde de kendini tam olarak tanımlayamamış bir grup vardır ki, bunlar ne akıllı insanların ne de normal insanların taşıdığı fikirler taşır. neyse, dönelim yazımızın konusu olan türk gençliğine. çaya tuz atmazsınız değil mi normalde. şeker atarsınız. çünkü çay en iyi şeker ile uyuşur. şimdi sokağa çıktığımda gençler görüyorum. esmer, siyah saçlı. belli ki anadolu'dan gelmiş. buraya kadar tamam. ama nasıl belli gıdaları birbirine karıştırıp yemek yaptığınızda tadı güzel olmuyorsa, bu genci gördüğümde de kafamda aynı düşünce oluşuyor. kıvırcık saçları uzamış, kulağında küpe, saçma sapan tişörtler, çocuk gibi şortlar, garip renkli ayakkabılar. ya, genç olmak bu değil ya. valla diyorum. yapmayın böyle. bu çocuğun babasına baksan, belki köylü, belki de babası köylü. fikirleri oğlundan tamamen değişik. giyimi, kuşamı, yaşam tarzı. oğlunun bu halini görünce bir tane yapıştırası geliyor. ama üniversite, genç diyip geçiştiriyor. belki de biz gençliğimizde böyle değildik, babamızın yanında böyle yapmazdık diyorduk kesin. şüphesiz ki zaman değişiyor. ama ne bileyim zaman yanlış değişiyor be. belki de bu çocuk televizyonda gördüğü avrupai yaşam tarzına özenip kendini o yönde değiştiriyor. güzelim, tamam, değiştirebilirsin, sana kimse karışamaz, istediğini yaparsın, tamam. ama bir yere kadar be. insana yakışması lazım bir şeyin. belki o mavi gözlü, sarı saçlı, vücutlu norveçli erkeği gördün televizyonda, ama ona yakışıyor be. senin saçların kara, gözlerin kara, anadolunun bağrından gelmişsin, istanbulda doğsan bile anadolululara benziyorsun, sen saç bıraktığın zaman, o sakalına şekil verdiğin zaman, küpe taktığın zaman, o giysileri giydiğin zaman yakışmıyor be güzelim. gençliğin tanımını değiştirme. ileride patronun o saçların kesilecek demese belki de hiç kesmeyeceksin o iğrenç yağlı saçlarını. oysa saçlarını kısa kestirsen, küpeni çıkarsan, güzel giysiler giysen, sakalını düzgün kessen, sen de o norveçli erkek kadar yakışıklı olacaksın. yapma be güzelim. gençlik salaklık demek değil. işte bu bahsettiğim insan, normal insan grubundan, yani çoğunluktan. bu insanlar dünyaya yön veremez, ancak bunlara yön verenler olur. tıpkı akıllı insanlar gibi. akıllı insan kendini bilir, ne olduğunu, kendine ne yakıştığını. sınırları aşmaz be abicim. gençse genç, akıllı yaşar. normal insanlar büyümüş de küçülmüş derler böylelerine. kendileri gibi salakça yaşamadığı için gençliğini. normal insanlar böyleleriyle lisede, ortaokulda dalga geçerler, ezerler. neden? o onlar gibi seni döverim, onu döverim, ben hepinizden daha güçlüyüm muhabbeti yapmadığı için. derslerine çalıştığı için. işte akıllı insan budur. akıllı insan her zaman akıllıdır. normal insan (normal zekalı) her zaman normaldir. neyse, şimdi gelelim bu özentilerin fiziksel yapısından ruhsal, karakter yapılarına.

biliyorsunuz özellikle kendilerini farklı, aydın sanan bu genç salakları içine alan çok büyük akımlar var 21. yüzyılda. nedir bunlar onlara göz atalım kısaca: eşcinsellik normaldir, eşcinsel hakları, kadın hakları, feminizm, metroseksüellik, evlilik öncesi ilişki normaldir, aldatmak affedilebilir, kaçamaklar, tek gecelik ilişkiler normaldir, kadının mesleği ve parası varsa evlenmesine gerek yoktur, evlilik dışı ilişkiler vb, hayvan hakları, sokaktaki itin hakkı açlıktan ölen insanın hakkından daha fazladır vb.

bu salakları annesi babası dövmemiş zamanında, nedir, özgürlüktür, pedagojidir, çocuk gelişimidir, bunları serbest bırakmışlar. hani şu şehirli, elit, hayatını cnbc-e dizilerinden öğrenen doktor, avukat, yönetici, mühendis, okumuş, evcil, doğal hayatı bilmemiş insanlar. ya insan ne kadar değişebiliyor böyle. bunların ataları nasıldı, bunlar nasıl. ataları torunlarını görse kahrolur. çocuğunu evindeki steril ortamda, o süpermarketlerde satılan çocuk gelişim kitaplarına göre geliştiren, psikolojisi bozulur diye dövmeyen, şu kadın gibi adamlar, adamdan güçlü salak kadınlar. kent yaşamı bunlar mıdır? köylünün garipsediği şeyleri benimsemek midir. aydınlanmak mıdır bu? şehirli olmak? işte bu gençler, 1. dereceden köylü bile olsalar, ne kadar değişiyorlar ya üniversiteye gelince. o kadar alçaklık kompleksi var ki üstümüzde, insanımızda. böyle özendiği insanlara benzemek için, onların her fikrini savunmak nedir allah aşkına?

geçende bir üniversite öğrencisi kızla tartıştım: ermeni soykırımına destek veriyormuş. neden dedim. geçmişte olanları inkar etmem diyor.
sonra atatürk'ü faşistlikle ve ırkçılıkla suçlayanı mı ararsın, marjinal olmak için yapmayacakları aykırılık yok.
eşcinselliğe destek vereni mi ararsın, kürtaj olmayı savunanı mı ararsın, ülkesini savunmayı geri kafalılık olarak göreni mi ararsın. hepsi var.

yeni nesil gençlik neden böyle yetişiyor anlamıyorum. kardeşlik, dostluk, barış, anti-militarizm tamam da, çift yönlü olursa güzel bunlar. tek yönlü olursa neye yarar. elin yunanı senin jetini taciz ediyor sen ona "hi friend" mi diyeceksin. ermenistan başbakanı ağrı bizimdir diyor sen ona "gel dostum önemli olan kardeşlik savaş olmasın" mı diyeceksin. nedir bu üniversite gençliğine aşılanan "dünya vatandaşlığı"? elin israilli mühendisi, kendi devleti suçlu olduğu halde senin ülkene rest çekiyor, sen o ezik psikolojinle bunu yapabilir misin? yapamazsın, çünkü "kardeşlik kardeş, no war ehehe" deyip israilin verdiği parayı almaya ve çalışmaya devam edersin (anlamayanlar için açıklayayım, mavi marmara baskınından sonra tayyip'in israil'i eleştirmesi yüzünden türkiyede çalışan israilli askeri mühendisler gurur yapıp ülkesine döndü.) nedir bizim gençlerimizi bu kadar yumuşak yapan? ülkesini savunmayı ırkçılık, faşistlik görenler zaten hangi dünyada yaşıyor anlamıyorum. ha ulusalcılığı da ırkçılık olarak algılıyorsan o zaman o üniversitede nasıl okuyabiliyorsun. eğitim sistemimiz odun yetiştiriyor diye boşuna demiyorlar. u2 dinleyip, how i met your mother seyreden, starbucks'ta takılan bir nesilden nasıl dünya vatandaşı olmamasını, vicdani ret'i savunmamasını, kendi kültürünü reddetmemesini bekleyeceksin ki. böyle düşünen de kırodur, köylüdür, geri kafalıdır, faşisttir, türkü dinler, eşcinsellere karşı olur, evlilik dışı ilişkiye veya grup sekse sıcak bakmaz öyle mi? hayat o altyazılı amerikan-avrupa filmleri değil be arkadaşım. o filmlerdeki insanlar gibi olacağım diye o kadar da ileri gitmeyin.

ya çok garip ya. bu esmer çocuğun babasına bakıyorsun bambaşka, oğlu bambaşka. modernlik, uygarlık, çağdaşlık bu değil arkadaşım. istanbul'a gelip böyle yaşayınca modern olmuyorsun. şehirlilik bu değil. Mehmet Akif'in bir sözü vardır: "medeniyet açmaksa bedeni, hayvanlar bizden daha medeni." gerçekten bu söz çok doğru be. ahlaksızlık medeniyet değil. mini etek medeniyet değil. evlenmeden önce cinsel ilişki modernlik değil. sadece bunu modernlik olarak pazarlıyorlar sana filmlerde dizilerde. o güzeş giyimli, bakımlı kadınların, kızların yaptıkları güzel değil be. zengin olabilirler, evleri güzel olabilir, son model arabaları olabilir, yüksek lisans yapmış olabilirler, yüzleri güzel olabilir, ama bu demek değildir ki her yaptığını güzel algılaman lazım. sigara içiyor, içki içiyor, sen de ona özeniyorsun. neden? onun gibi olmak için mi? sigara içince son model araban, içki içince yepyeni evin mi oluyor? hayır, bir şey kazanmıyorsun. aksine kaybediyorsun. daha da üzlülüyorsun ve çöküyorsun değil mi? örneğin küçük sırlar adlı bir dizi var tv'de. star'da galiba. o kanalda ve kanal d'de başka ne kadar diziler var biliyor musun. böyle abuk sabuk şeyleri insanlara izlettirip, her şeyi maddiyat olarak gösteriyorlar. maneviyatın hiç bir değeri kalmıyor. para için herşey yapılır mesajı veriyorlar. sonra ne oluyor? insanlar para için her şeyi yapıyor, manevi dünyaları yıkılıyor. gerçek dostu kalmıyor, etrafındaki dost görünümlü çıkarcı çakal sürüsü oluyor. her şey çıkar ilişkisine dönüyor. insanlık bitiyor. hayvanlardan bile daha aşağı bir yaşam oluyor. kimse birbirine destek olmuyor, herkes birbirinin üzerinden çıkar sağlamaya çalışıyor. sonunda bir toplum çöküyor. ben ukraynada yaşıyorum. burada çocuk sahibi olan insan çok az. evinde hayvan besleyen ise oldukça çok. belki kimini çocukları bırakıp gitmiş. yaşlı teyzeler hayvan besliyor. saygının ve sevginin s'si yok. acımak yok. insanlık az da olsa biraz var yine. para verirseniz işinizi hemen yapıyorlar. fakir insanlar daha sıcak genelde. maddiyata kesinlikle maneviyata göre daha fazla değer veriliyor. çok bilgi ve kültür, çok paradan daha önemsiz. kadınlar deseniz namus yok. erkekleri dinlemiyorlar. hani şu modern feminist kadınlar gibi, evde söz sahibi olacaklar ya. erkekler kadınları dövüyor, öldürüyor. işte televizyona özenmenin sonu. aferin devam edin.
 sonra bu eşcinsellik konusu. oğlum siz manyak mısınız lan. tövbe tövbe. eskiden bazı şeyleri konuşmak yasaktı. ayıptı. şimdi ne ar kaldı ne namus. herkes modern oldu. bazı onursuz ve şerefsiz insanlar, medyanın köşelerine yerleştirildiler, milletini ahlakını bozuyorlar. orospuluk sadece bedenle olmuyor.

2 Haziran 2011 Perşembe

İşte Coca-Cola'nın Formülü, Tarifi, Coca Cola nın yapılışı

coca colanın yapılışı cola neyden nasıl yapımı yapılışı yapılır yapmak yapma Türkiye formülü açıklandı bulundu sır formül nedir fabrika formülünü içecek içindekiler alkol kalori nedir kaç zarar zararları kola meyan kökü cochineal böcek antalya türkiye ile  sitrik fosforik kafein asit neden




Kendim tercüme ettiğim Vikipedi sayfasından siteme aktardım:

Coca-Cola formülü
Vikipedi, özgür ansiklopedi







Coca-Cola formülü, Coca-Cola'nın Coca-Cola ürünü için gizli formülüdür. Şirket, formülü özenle saklanan ticari sır olarak sunar ve sadece özellikle yöneticilerin içinde bulunduğu bir kaç çalışan tarafından bilinir.
Konu başlıkları

1 Asıl formül
2 Diğer formüller
2.1 Koşer Coca-cola
2.2 Meksika Coca-cola'sı
2.3 Coca Cola Reklamı
3 Sözde gizli tarifler
3.1 Pemberton tarifi
3.2 Reed tarifi
3.3 Merory tarifi
3.4 This American Life tarifi


Asıl formül

Yayınlanan türleri içinde şeker ve yüksek miktarda früktoz mısır şurubu, karamel boyası, kafein, fosforik asit, kokain ağacı yağı, kola cevizi, limon yağı, vanilya ve gliserin bulunduğunu söylerler. Sözü edilen şurup tarifi büyük oranda değişir. Coca-cola'nın temel kola lezzeti ve rakip kola içecekleri temel olarak vanilya ve tarçından gelir; çeşitli markalar arasında ayırt edici tatlar, portakal, misket limonu ve limon ve küçük Hindistan cevizi türü baharatlar gibi belirtilerin sonucudur. Bazı doğal kolalar ayrıca kola cevizi içerir; ama Coca-cola içermez, kimyasal testler böyle bir durumu belirlememiştir.

Coca-cola bugün için, kokain yapraklarını tıbbi kullanım amacıyla arındırmak için bir Birleşmiş Milletler yasası kullanır.

Çünkü kokain, kokain ağacı yapraklarında doğal olarak bulunur, günümüzün Coca-cola'sı "harcanmış", veya işlenmiş kokain ağacı yapraklarını kullanır, içeceği lezzetine katılmak üzere bunlar kokain çıkarma işleminden geçer. Kokain ağacının yaprakları Peru ve Bolivya gibi ülkelerden ithal edilir ve Stepan adında kimyasal bir şirket tarafından işleme tutulduktan sonra kokaini çıkarılmış kalıntılar Coca-cola'ya satılır. Bazı kişiler, bu işlemin, moleküler küçüklükteki kokain alkoloidlerinin tümünü çıkaramayacağını, bu yüzden içeceğin hâla kalıntı miktarlarda uyuşturucu içerdiğini söylerler. Coca-cola şirketi, halen Coca-cola'da var olan kokain ağacı yaprağı hakkında yorum yapmayı reddetmektedir.

Türkiye'de Antalya'da bir mahkeme davasında, Türkiye Coca-cola'daki cochineal boyasından bahsetmiştir, fakat şirket şu anda boya kullandığını yalanlamıştır.
Diğer formüller

Amerika'da, Coca-cola normalde temel tatlandırıcı olarak şeker yerine yüksek früktozlu mısır şurubu kullanır. Çünkü ABD'de mısır teşvikleri ve şeker ithal tarifeleri YFMS'yi oldukça ucuz hale getirir.
Koşer Coca-cola

Yahudilerin hamursuz bayramı olarak bilinen Passover için üretilen Koşer (Yahudiler için helal olan) Coca-cola, 2 litrelik şişelerde satılır ve sarı kapağının üzerinde, OU-P işareti bulunur, bu da Ortodoks Yahudi Birliği'nin bu içeceği Yahudi Bayramı için Helal olarak belirttiğini gösterir, veya üzerinde CRC-P yazılı beyaz kapak belgelendirmenin Chicago Hahamlar Birliği tarafından yapıldığını belirtir.


Her zamanki Coca-cola formülü koşer olduğu halde (sığır donyağından yapılan asıl gliserin bitkisel gliserin ile değiştirilir), Hamursuz Bayramı'nda Aşkenaz Yahudileri Yüksek Früktoz Mısır Şurubu(YFMŞ)'nun da dahil olduğu bazı besinleri tüketmez..

Koşer törelerinden çok daha sıkı ve daha karmaşık olan Kaşrut törelerine göre, şeker temelli formüllerin bile hâla formülünün ve şişeleme tesisinin belgelenmesi gereklidir.
Meksika Coca-cola'sı

Amerika'da, koyu esmer tüketicilerden Kola'yı eski halde tutmak için güçlü bir talep vardır. Bu yüzden Coca-cola, Meksika'da ürünlerini şeker bazlı olarak ve geleneksek depozitolu cam şişelerde satar. Son zamanlarda, genç kola tüketicileri arasında şöyle bir inanç ortaya çıktı; bunun Kola'nın gelecekte çıkacak yeni formülü olacağını düşünüyorlar. Şirket insanlara "Meksika kolası" satın almaları için şeker-temelli Coca-cola aramalarını tavsiye ediyor.
Coca Cola Reklamı

Amerika’daki bir futbol maçında Coca-cola, verdiği bir reklamda bir kaç kareliğine formülü vereceğini açıkladı. Ancak daha sonra bunun gerçekten öyle olmadığı ve bir pazarlama fikri olduğu ortaya çıktı. Dijital video kaydedici ile kaydedilen reklamda görülen malzemeler ise şunlardı: "Küçük Hindistan cevizi yağı, Misket limonu suyu, kakao, vanilya, kafein, "lezzet" ve bir gülücük.
Sözde gizli tarifler
Pemberton tarifi

Bu tarifin Coca-cola'nın mucidi J. 1888'de ölmeden hemen önceki günlüğündeki bir yazıya ait olduğu iddia ediliyor.

Malzemeler:
1 ons (28 g) Kafein sitrat
3 ons (85 g) sitrik asit
1 ons (30 ml; 1 ons) vanilya yağı
1 kuart (946 ml; 33 ons) misket limonu suyu
2.5 ons (71 g) "Lezzet," mesela, "Karışım 7X"
30 pound (14 kg) şeker
4 ons (118.3 ml; 4.2 ons) kokain tozu(kokaini alınmış kokakin ağacı yaprağının aroması).
2.5 gal (9.5 l; 2.1 gal) su
karamel yeterli
"kafein, asit ve misket limonu suyunu bir çeyrek kaynar suda karıştır ve soğukken vanilyayı ve aromayı ekle."
Lezzet(Karışım 7X):
80 portakal yağı
40 tarçın yağı
120 limon yağı
20 kişniş yağı
40 küçük Hindistan cevizi yağı
40 neroli yağı
"24 saat beklesin."

Bu tarif malzemelerin ne zaman veya nasıl karıştırılıcağını veya aromanın ölçü birimini belirtmiyor (Buna rağmen "Karışım 7X"'in ilk önce karıştırıldığını ima ediyor.) Bu tariflerden genel olanı, hazırlayanların yöntemi bildiğini varsayıyor.

Reed tarifi

Bu tarif eczacı John Reed'e ait.

30 pound (14 kg) şeker
2 gal (7.6 l; 1.7 gal) su
1 kuart (950 ml; 33 ons) misket limonu suyu
4 ons (110 g) kafein sitrat
2 ons (57 g) sitrik asit
1 ons (30 ml; 1.0 ons) vanilya yağı
3/4 ons (22.18 ml; 0.78 ons) akışkan kola cevizi yağı
3/4 ons (22.18 ml; 0.78 ons) akışkan kokakin ağacı yağı

Merory tarifi

Bu tarif “Yemek Tatlandırıcıları: Derleme, Üretme ve Kullanma Kitabı”ndan. 3.8 litre şurup yapılıyor.


Ürün (1 onsta karbonatlı suya tat vermek için kullanılır (30 ml; 1.0 ons) şişe başına): 128 şişe, 6.5 ons (190 ml; 6.8 ons).

5 pound (2.3 kg) şekeri tamamen eritmek için yeterli miktarda suyla karıştır.

(Yüksek früktozlu mısır şurubu şekerin yarısı yerine kullanılabilir.)

11⁄4 ons (35 g) karamel, 1⁄10 ons (3 g) kafein, ve 2⁄5 ons (11 g) fosforik asit ekle.


Kokaini 5⁄8 dirhem kokain ağacı yaprağından (Truxillo türü tercih edilir.) hippörik asit kullanarak çıkart; çıkan kokaini ayır.


kokain ağacı yapraklarını ve kola cevizlerini ıslat (ikisi de ince toz haline getirilmiş; 1⁄5 dirhem (0.35 g) 3⁄4 ons oranında (21 g) 20% alkol.


%20 sertliğe kuvvetlendirilmiş Kaliforniya beyaz şarabı 1909 dolaylarında nemlendirici çözeltisi olarak kullanıldı, ancak Coca-Cola basit bir su/alkol karışımına geçmiş olabilir.

Islattıktan sonra, ikisini ayır ve şuruba sıvı ekle.


1 ons (28 g) misket limonu suyu ekle (önceki içerik besbelli, şu anda Coca-Cola inkâr ediyor.) veya yerine misket limonu suyu sertliğinde sitrik asit ve sodyum sitrat gibi bir su çözeltisi kullan.
Birlikte karıştır.
1⁄2 dirhem (0.89 g) limon yağı,
1⁄4 dirhem (0.44 g) portakal yağı,
1⁄10 dirhem (0.18 g) Çin tarçını yağı,
2⁄5 dirhem (0.71 g) küçük Hindistan cevizi yağı, ve arzu edilirse, küçük miktarlarda
kişniş,
lavanta, ve
neroli yağları,
yağ karışımına 1⁄10 ons (2.8 g) su ekle ve 16 derecede 24 saat beklemeye bırak. Bulanık bir tabaka çıkacak.
sıvıdan sadece temiz kısmı çıkar ve şurubu ekle.
7⁄10 ons (20 g) gliserin ekle (bitkisel kaynaktan, böylece içecek kendi inançlarının beslenme sınırlamalarına dikkat eden Müslümanlara ve Yahudilere satılabilir) ve 3⁄10 damla (0.53 g) vanilya yağı.
Bir galon şurup yapmak için su ekle (klorla işlenmiş).

This American Life tarifi

11 Şubat 2011'de, Ira Glass, This American Life adlı kendi PRI radyo dinletisinde, "Everett Beal'ın yemek tarifi Kitabı"nda açığa çıkan, 28 Şubat 1979 tarihinde Atlanta Gazete-Birleşimi'nden kopyası çıkarılan Coca-Cola'nın sır formülünü gözler önüne serdi. Formül temel olarak Pemberton'un günlüğünde bulunan formülle uyuşuyor. The recipe revealed contains:

Kokain ağacı yaprağının sıvı yağı: 3 dirhem USP
Sitrik asit: 3 ons
Kafein: 1 ons
Şeker: 30 pound
Su: 2.5 gal
Misket limonu suyu: 2 pint (1 kuart)
Vanilya: 1 ons
Karamel: 1.5 ons veya renk için daha fazla

7X lezzet sırrı (5 galon şuruba 2 ons çeşni kullan):

Alkol 8 ons
Portakal yağı: 20 damla
Limon yağı: 30 damla
Küçük Hindistan cevizi yağı: 10 damla
Kişniş yağı: 5 damla
Neroli yağı: 10 damla
Tarçın yağı: 10 damla